top of page

Kategoriler

Yer Gök Deniz..


Herkese iyi günler.

Dedim ya telefon çalmıştı. Açtım, baktım Selim Gökdeniz. Ailesi ile birlikte kampa gelmiş. Ertesi sabah; İçmeler mevkinde, bulunan Deniz Kapısı restoran da buluştuk. Kahvaltı ederek gitmiştim aslında. Masa da o kadar fazla şey kalmıştı ki, ben de yardım etmeye başladım. Kişi başı 50 TL imiş, kahvaltı. Kuş sütü eksik. Yarısını yiyebiliyor, yarısını ise döküyorsunuz. Böyle israf olur mu? Olur da, sadece Türkiye’de olur. Burası; israf ve haram’ın en gözde ülkesi, zaten..

Tüm gayretlerimizle kahvaltıyı %60 seviyelerinde bitirdikten sonra, bizim eve geçtik. Benim aracı eve bıraktık. Pamir Ege’yi de yanıma alarak, Selim’lerin uçağa bindik. Selim bizi marinaya uçurdu. Saat yaklaşık 14:00 civarı idi. Ben tekneyi seyre hazırlarken; Selim ve Müge, ufak tefek alışveriş için Migros yaptılar. Migros yapmışlarda, alış veriş ufak/tefek değil. Doldu yine tekne. Müge hiç bir ayrıntıyı atlamamış.

Neyse, dedim palamar gelsin. Çağrı yaptım. Baktım, gelen giden yok. Botu yedekledik, arkamıza. Çözdük palamarları. Rota kumlubük. Deniz molası. Votka redbul. Bastık yelkeni. Kanala kadar güzel yelken yaptık. Kanalda hava karıştırdı. Cenovayı toplayarak , ana yelken makina devam ettik. Rüzgar çıkınca cenovayı açarak, makinayı susturdum.

Güzel bir mevki var, Trawler kapatmış. Dedim, sığarız. İndirdik yelkenleri. Çaktık demiri. Pamir ege botu çalıştıramayınca, Selim çımayı halletti. 45 metre zincir var suda, tutunamadık, iyi mi? Topladık demiri, biraz daha ileri bir mevkide demir ettık. Çıma filan tutmadık. Ekip, doğru suya..

Açtık müziği, başladık ufaktan. Çiftlik koyunda konuşlu Azmak restoran’ı aradım. Dedim saat 21:00 gibi geleceğim. Tekne için rezervasyon yaptılar. Saat 20:15 gibi demir alarak Çiftlik koyuna makina kuvveti ile intikale başladık.

Körfez çıkışında rüzgar ve dalga vardı. Yaklaşık 45 dakika sallanıp, yuvarlandıktan sonra hava karardı. İskeleden fener ile mevki attılar. Yanaşma manevramızı yaptık. Kıçtan kara olacak idik. Lakin kıçtan sert esiyordu rüzgar. Biraz hızlı bir şekilde tornistan ile iskeleye bağladık. Logos sipariş ettik. Çocuklar hamburger yiyince, koca balık bize kaldı. Yemek sonrası ise, tekneye avdet ettik. Herkes istirahata çekildi.

Ertesi sabah kahvaltımızı burada yaptık. Öyle absurt bir kahvaltı değildi. Fiyat makul. Masada pek bir şey kalmadı diyebilirim. Denize girdik. Bir kaç tekneci arkadaşım daha geldi, sohbet ettik. Saat 15:00 gibi restoran ile iletişimimizi keserek, Marmaris’e intikal için ayrıldık.

Rüzgar az ve pupadan geliyor idi. Koy çıkışını sadece cenova ile yaptık. Koy çıkında oldukça kaba dalgalar var idi. İskele kontra 150 dereceden çarpan dalgalar, beşik gibi sallıyor idi, tekneyi. Kadırga burnuna yaklaştığımızda, Cenovayı kapatararak, makina kuvveti ile kadırga koyuna girdik. Kristal bir suda çıma tuttuk. Çıma faaliyetlerini Pamir Ege ile Atabora halletti. İkinci çımayı da aldık.

Ekip; kristal suların keyfini çıkarırken, yemek hazırlamak için kabine girdim. Çok sıcak. Mantı haşladım. Köfte ve patates kızarttım. Sofrayı Selim ile birlikte hazırladık. Yemeğimizi yedik. Yüzdük. Caretta görmek istiyorlardı, çağırdım. Çımaları Selim söktü. Demir almaya başladığımızda Caretta geldi. Dedim ya çağırmıştım, diye..

Demir alarak, marinaya avdet ettik. Saat 20:00 gibi, Feride de geldi, marinaya. Palamar istemedim. Ege ile Ata Bora'yı bot ile gönderdim. İskeleye çıkacaklar ve halatlarımı verecekler idi. Bu esnada palamar geldi. Dedim, sadece izle. Müdahale etme. Çocuklar halledecek. Palamar nezaretinde, çocuklardan istifade ile bağladık marinaya.

Nerede kalmıştık? Votka redbull devam. Saat 22:00 gibi tekneden. Gökdeniz ailesi bir geceyi de marinada, Egece’de geçirdi.

Ertesi gün, tekneye avdet ederek, Gökdeniz’leri uğurladım. Tekneyi temizleyerek eve döndüm. Gün boyu uyumuşum. Ta ki, bir telefon çalıncaya kadar. Kim mi aradı? O da başka bir hikaye..

Saygı ve sevgiler

40 görüntüleme0 yorum

Son Yazılar

Hepsini Gör
bottom of page