top of page

Kategoriler

İki Gün Az Geldi


Günlerden bir gün. Bir varmış, bir yokmuş. Sarıgerme Hilton'dan aldık misafirlerimizi. Çok kısa da olsa, oldukça keyifli iki gün geçirdik. Nasıl mı?

Kahramanlarımız toplam dört kişilik bir aileden oluşuyor. Mehmet Bozkurt ve sevgili eşi Tuğba ile çocukları Berkin (12) ve Tolan (4). Bozkurtlar, tam bir gezgin aile. Gerek işleri nedeni ile, gerekse özel merakları sayesinde, gezmedikleri ülke de kalmamış.

Kendilerini Sarıgerme Hilton otelinden bizzat kendim aldım. Marmaris'te lojistik ihtiyaçlarımızı giderip, Orhaniye'ye intikal ettiğimizde saat 14:30 idi. Tekneye yerleştik. Takriben bir saat kadar sonra palamar çözerek iskeleden ayrıldık. İlk durak Selimiye sığ liman idi. Havanın sert oluşu ve tekne sayısının fazla olması nedeni ile Sığ liman oldukça kalabalık idi. Şans eseri bir gulet kıçtan çımasını sökünce, manevra yaparak demirimizi yaklaşık yirmi beş metreye bıraktık. Tornistan ile yaklaşık otuz metre daha zincir döşeyerek kıçtan çıma tuttuk. Çımayı Pamir halletti. Pamir gün geçtikçe daha da hızlanıyor, beni hayretler içerisinde bırakıyor. Bota da, gereğinden fazla alıştı. Geçenlerde altını temizliyordu. Neredeyse, tornistan işlemi bitmeden de kayaya çımayı bağlıyor.

Çıma işleminden sonra deniz faslı başladı. Sığ liman; akvaryum gibi suyu ile oldukça güzel ve korunaklı bir liman. Yalnız bir sorun vardı. Ekip; Palet, gözlük ve şnorkellerin bulunduğu çantayı otelde unutmuş. Berkin'in yüzü düştü. Otel ile irtibat kurularak, çantayı iki gün sonra alacağımızı ifade ettik. Berkin ve Tolan'ı da avutarak, biraz rahatlattık. Berkin oldukça uyumlu bir çocuk. Hemen kabullendi. Tolan ise; gerek yaşça ufak olması, gerekse ilgi odağı olması nedeni ile biraz zor kabullendi. Bizim çocukların ilave gözlükleri sayesinde durumu kurtardık.

Akşam yemeğini hazırladık. Yemekte papaz yahni ve bir tane de yengeç vardı. Tolan yengece özel ilgi gösterdi. Güneş batınca da bimini'yi açtık. Artık yıldızlar daha anlamlı gözüküyordu. Bozkurtlar ile derin ve koyu bir sohbete daldık. Bu akademisyen aileden çok şey öğrendik. Keşke biraz daha fırsatımız olsaydı da, daha fazla zaman geçirebilseydik. Zaman öyle bir geçmiş ki; ancak, saat sabahın ikisinde kamaralara girebildik.

Ertesi sabah; sabah şekerimiz Tolan saat 06:00'da uyandı. Saat sekiz'e kadar onunla birlikte verimli bir zaman geçirdik. Bu esnada kahvaltımızı yapmayı da ihmal etmedik.

Kahvaltı sonrasında, demir alarak Dirsek büküne intikale geçtik. Kamelya adası ile ana kara arasında, havanın da müsait olması sayesinde, motoru susturduk. Driftte yüzme molası verdik. Yüzme molasından sonra Dirsek koyunda çıma tuttuk. Hisarönü körfezi, genelde öğleden sonra rüzgarlı olur. Fırtınamsı rüzgar eseceğini bilen tüm yatçılar, kuytu yerleri doldurmuşlar. Dirsek bükünde yüz yirmi tekne saydım. Sonra da saymayı bıraktım. Geceyi Dirsek bükünde geçirdik.

Ertesi sabah; kahvaltıyı müteakip, Bencik koyuna intikal ettik. Koya girmeden D-Maris oteline devam ettik koy içerisinde bir tur attıktan sonra bastık yelkenleri Orhaniye'ye. Keçi bükü girişinde; yüzme molasına müteakip, iskeleye yanaştık. Misafirlerimiz kahvelerini içtikten sonra, eşyaları araca yükledik. Hedefimiz Sarıgerme Hilton. Palet ve gözlüklerimizi aldıktan sonra, Dalaman hava limanında son bulan yolculuğumuz ile ilgili bir kaç fotoğrafı aşağıda bulabilirsiniz.

195 görüntüleme0 yorum

Son Yazılar

Hepsini Gör
bottom of page